Tüm Kategoriler

  • Tüm Kategoriler
  • Kitaplar
  • Ahlak ve İrfan
  • Çocuk
  • Dua
  • Düşünce ve Araştırma
  • Edebiyat ve Şiir
  • Felsefe ve Hikmet
  • Fıkıh
  • Hadis
  • İnanç
  • Kadın ve Aile
  • Kurân-Mushaf
  • Roman
  • Sağlık
  • Şerh
  • Tarih
  • Tefsir
  • Görsel Ürünler
  • Sinema Filmleri
  • Dizi Filmler
  • Çizgi Filmler
  • Diğer
  • İşitsel Ürünler
  • Ezgi-İlahi
  • KEFENSİZ HUSEYİN
  • Sinezen-Ağıt
  • Şiir
  • Hac Malzemeleri
  • Seccade & Mühür
  • Tesbih
  • Kolye
  • Yüzük
  • Muharrem
  • Atkılar
  • EHL-İBEYT DUVAR SAATLERİ
  • Bayraklar
  • Bandajlar

Bizi Arayın: 0212 693 75 51

İslam Ahlakı, fgfdg, Ahlak ve İrfan

İslam Ahlakı

rating
9,00 TL

  Ürün Özellikleri     Yazar : Muhammed Ali Sadat Cilt : Karton Kapak / Kitap Kağıdı Boyut : 13,5 x 21 Sayfa : 191      ------------------------------------------------------------------..

 

Ürün Özellikleri

    Yazar : Muhammed Ali Sadat
Cilt : Karton Kapak / Kitap Kağıdı
Boyut : 13,5 x 21
Sayfa : 191     
--------------------------------------------------------------------------------


Ahlak genel ifadeyle; insani melekeler (alışkanlıklar), ruhsal özellik ve sergilemelerdir. Bu manada ahlak, terbiyenin bir meyvesi ve belki de en önemli neticesidir. Terbiyenin ilgi alanına giren zihinsel, fikirsel ve zevki istidatların doğrudan insani alışkanlıklar ve ahlaki özelliklerle bir bağlantısı olmadığından, doğrudan ahlakla da ilişkilendirilemez. Terbiye ile elde edilen kazanımların içinde ahlaki davranışları sayabiliriz. İnsanın sahip olduğu diğer istidatların gelişme durumu, elbette insanın ahlaki istidatlarını dolaylı yoldan etkilemektedir. Örnek olarak ahlaki ve insani meziyetlerini geliştirmiş, fakat düşünme, kavrama ve teşhis gücü bakımından zayıf kalmış birisi ister istemez olayları kavramada ve karar vermede yetersiz kalacaktır. Veya ruhunda gerçeği arama melekesi yer edinmiş olan birisini düşünelim, bu kişi sahip olduğu bu ahlaki ve ruhi fazilet gereği hakikati arar. Ancak neyin hak olduğunu, neyin batıl olduğunu veya neyin önemli neyin önemsiz olduğunu anlamak, işin ve eşyanın gerçek mahiyetinin ne olduğunu kavramak ve olayları iyi gözleyebilmek için, akıl gücüne ve ferasete ihtiyaç vardır. Şayet hakikatin peşine düşen bu kişinin tetkik ve kavrama gücü zayıfsa bu durumda kastettiği hedefine kavuşması da mümkün olmayacaktır. Zihin ve fikir istidatlarının gelişimi her ne kadar doğrudan ahlakla bir bağının olmadığını, bu istidatların insani ve ahlaki melekelerden sayılmadığını kabul etsek bile, bunların ahlak ilminin edinilmesindeki hayati önem arz eden tesirlerini görmemezlikten gelmemiz mümkün değildir.
 
 

Yorum Yap

Not: HTML'e dönüştürülmez!
    Kötü           İyi